Halen voleyboldan kopmayan ve Beşiktaş için ter döken Natalia, Türkiye’ye önyargılardan ötürü korkarak geldiğini ama sonunda çok mutlu olduğunu söyledi. Başarılı voleybolcu milli takım için ise artık yaşlı olduğunu belirtti.

O, eski Sovyetler Birliği ordusunda bir yüzbaşı. Naylon evlilik ile Türk olacaktı. Hakan’ını buldu ve gerçek aşk evliliği yaptı. Türk voleybolunun unutulmayacak ismi Natalia Hanikoğlu, CSKA’da oynarken, 1995’te Askeri Olimpiyatlarda Praporşik (teğmen) oldu. Kazandıkça yüzbaşılığa terfi etti. CSKA kapanınca ordudan emekli oldu. HalenBeşiktaş’ta oynayan ve Türkiye Milli Takımı’na yıllarca hizmet veren Natalia bilinmeyen yönlerini anlattı:
Benim için seyircinin aşık olduğu voleybolcu diyorlar. Bu sözler bir kadın sporcunun ruhunu okşar. Bir çok kimse hâlâ beni unutmadı. Bana neden milli takımda değilsin diyorlar. Ben de ‘Artık yaşlıyım üç veya beş seti aynı tempoda kaldıramam’ diyebiliyorum.

TÜRKİYE’YE KORKARAK GELDİM AMA…

1979 ekim ayıydı. CSKA’da oynuyordum. Zafer Atay, Aluşta Milli Takım kampında beni beğendi. Kocaelispor beni istedi. Türkiye’ye gitmeye karar verdiğimde tedirgindim. İlk kez yurtdışına çıkıyordum. Ailem telaşlıydı. Öyle şeyler konuşuluyordu ki… İşte Türkiye’de bir adam birkaç kadın alır; kapalı kadınlar sokaklarda dolaşıyor gibi.. Bir Rus kızı olarak beni kabul ederler mi diye düşünmüştüm. Ancak Türkiye’ye ilk adımımı attığımda bu söylenenlerin hepsinin yalan olduğunu gördüm. Türk insanı güler yüzlü, sıcak kanlı. Daha ilk günlerden itibaren beni kızları gibi sevdiler.

YA ‘NAYLON KOCAM’ KARIMSIN DERSE?

Türkiye’ye gelen yabancı sporcu kızlar Türk statüsünde oynayabilmek için, ‘naylon evlilik’ler yaptırırlarmış. O sporcu kızlar Türk vatandaşlığına geçene kadar tanımadıkları erkeklerle nikahlı kalırlar, sonra da sözleşmeli nikahlık sona erermiş. Doğrusu bundan çok korkmuştum. Bunları düşünürken, Allah karşıma Hakan’ı çıkardı. Onu ilk gördüğümde aşık oldum. Hakan’a “Bana naylon evlilik yaptıracaklarmış” dediğimde “Gerek yok. Seninle gerçekten evlenirim. Sen de Türk vatandaşı olursun” dedi. Mutluluktan uçmuştum.

Rusya’da yabancı oyuncu statüsünde oynadım

BENİ Türk yapan Hakan’ın aşkıydı. Bir anda birbirimizi tavladık. Rusya’da bir erkek arkadaşım vardı. Fakat Hakan’ı görünce, Rus çocuğu birden beynimden silindi. Hakan için ondan vazgeçtim. Bu yaz 15 yıllık evliliğimizi kutlamanın mutluluğunu yaşadık. Türk vatandaşı olduktan sonra Odintsova Zarencia ve Dinamo Moskova takımlarında yabancı statüsünde oynadım. Kendi ülkemde yabancı olarak oynamak çok ilginç gelmişti bana. Kendi ülkemde, kendimi yabancı gibi hissettim. “Yeni sporcular beni tanımadıkları için bu kadın kimdir, nereden geldi?” diye arkamdan konuştular. Kısa saçla geldiğim Rusya’ya uzun saçla döndüğümde kimse beni Natalia olarak tanıyamadı.

Rusya’yı yenmemiz olay oldu

RUSYA’ya karşı ilk kez Türk Milli Takımı formasını giydiğimde duygularım çok karışıktı. Rusya doğduğum yer, Türkiye ikinci vatanımdı. Rusya’yı 3-0 yenmemiz olay olmuştu. O maçta kendimi Ruslara göstermek ve kazanmak istiyordum. O maçta Karpol, Gamova’yı hüngür hüngür ağlatmıştı. Ruslar maçta “Rusya’ya karşı bir Rus gibi değil, bir Türk gibi oynadın” demişlerdi. Açıkçası biraz üzülmüştüm.

Halter çocuklara zararlı

TÜRKİYE’de çok küçük yaşlardaki sporculara halter çalışması yaptırılıyor. Bu çok yanlış. Eski Sovyetler Birliği döneminde olsun, Rusya döneminde olsun hiçbir zaman alt yapı sporcularına halter kaldırtılmaz, kendi vücut ağırlığı ile çalıştırılırdı. Şimdi 15 yaşındaki çocuk sporcular yanlış antrenman sistemleri nedeniyle ameliyat oluyorlar.

Karpol sporcuları ağlatırdı

– Eski Sovyetler Birliği ve Rusya voleybolunun efsane adamı Karpol’dur. Dünya voleybolu onu sert adam, kızlara çok bağıran ve maç molalarında ağlatan görüntüsüyle tanır. Bağırır, çağırır ama küfür etmezdi. Onun tarzı böyleydi. Çok insan onu Sovyetler Birliği döneminde sporcularını Sibirya ile tehdit eder zannederdi. Oysa böyle değildi. Maçta sporcuya bağıran hatta ağlatan Karpol, maç sonunda gönül almasını çok iyi bilir, salon dışında şakacı bir insandır.

Türk kızı Hanikoğlu diyorlar

– Çok utangacımdır. İnsanlara kızamam. Çok yumuşağım. Kalp kırıcı biri değilim.
– Türkiye, Rus turistler için muhteşem bir tatil ülkesi. Oteller muhteşem.
– Türkiye’den Rusya’ya gittiğimde arkadaşlarım “Merhaba, Türk kızı Hanikoğlu” diyorlar.
– Bir hayranım Avrupa Şampiyonası öncesi çizdiği portremi maç boyunca tribünde tutmuştu. Hala evimin başkösende…
– Voleybolu bıraktıktan sonnra altyapılarda milli takımlarda hizmet vermek ve voleybol okulu açmak istiyorum.

Haber: Hürriyet/Celal Demirbilek